Meltem Gürle

Meltem Gürle

Yazar
8.9/10
16 Kişi
·
21
Okunma
·
2
Beğeni
·
522
Gösterim
Adı:
Meltem Gürle
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Almanya, 1966
1966 yılında Almanya’da doğdu. Felsefe ve edebiyat eğitimi aldı. İlgi alanları 19. yüzyıl Alman felsefesi, modernizm ve modernlik, roman teorisi, James Joyce ve Cumhuriyet sonrası Türk romanıdır. Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar romanını konu alan Ölülerle Konuşmak (İletişim Yayınları, 2016) adlı bir incelemesi, gündelik hayat ve edebiyatla ilgili yazılardan oluşan Kırmızı Kazak (Can Yayınları, 2016) adlı bir deneme kitabı ve Türk romanı ile ilgili çok sayıda makalesi vardır. Halen Marie Skłodowska-Curie Araştırma bursiyeri olarak Trinity College Dublin’de karşılaştırmalı roman konusunda araştırmalarını sürdürüyor.
Korkutucu olan da budur aslında. Çünkü tecrübenin kendisi ne kadar iyi olursa olsun, yeniden ve yeniden yaşandığı zaman bir felaket haline gelebilir.
Meltem Gürle
Sayfa 124 - Can ️
Öyleyse, deneyimden bir şey öğrenmenin yolu, onu önce tutup sonra bırakmaktır. Hem de çok bekletmeden. Eğer geçmişin izlerinin üzerinde dönüp durmak istemiyorsanız tabii.
Meltem Gürle
Sayfa 124 - Can ️
İnanç biraz da böyle bir şeydir. Kırılabilen bir şeydir. Onu asla kaybetmeyecek olsak hiçbir anlamı kalmaz.
Meltem Gürle
Sayfa 110 - Can ️
...Bu olaydan seneler sonra, “vefat” sözcüğünün “vefa” ile aynı kökten geldiğini öğrendiğimde bütün taşlar yerine oturmuş oldu. Annem haklıydı. Sözümüzü tutmamız
gerekiyordu. Vefa borcumuzu ödemek için ölüyorduk. Hayatta olmanın bedeli buydu.
İncil'i bir roman olarak okumaya kalkarsakı hikâyenin düğüm noktası herhalde İsa'nın çarmıha gerildikten sonra hayal kırıklığı içinde yüzünü Tanrı'ya çevirdiği ve, "Baba, baba! Neden beni terk ettin?" dediği yerdin
Meltem Gürle
Sayfa 110 - Can ️
Sonuçta hepimiz çocukluğun uzun uykusundan birer ihtiyar olarak uyanmıyor muyuz? Her birimiz o çok mutlu —yok, mutlu da değil, daha çok eksiksiz ve tamam— hissettiğimiz âna geri dönmek istemiyor muyuz? Ve en nihayetinde, nefesimiz kesilip yere uzandığımızda, şefkatli bir el tarafından o büyük uykunun affedici kucağına bırakılmanın hayalini kurmuyor muyuz?
Meltem Gürle
Sayfa 83 - Can ️
Hayatta kalkıştığımız her iş, başka bir şeyden değil de sadece kendinden ibaret olmanın hüznünü, duygusal izini taşır içinde.

Lorrie Moore
Meltem Gürle
Sayfa 22 - Can Sanat Yayınları
424 syf.
·6 günde·Beğendi·7/10
Yazarın Birgün gazetesinde yayınladığı köşe yazılarından bir derleme olarak hazırlanmış bir kitap. Aynı kuşağın insanı olduğumuzdan mıdır, özellikle çocukluk, ilk gençlik ve üniversite yıllarını içeren denemelerinde hep kendimden bir şeyler yakaladım. Farklı konularda ve özellikle de okuduğu kitaplar hakkındaki yorumları okumaya değer ve insanı okumak için motive ediyor. Örneğin bir sonraki kitap olarak Dostovyeski'nin 'Budala' isimli kitabını hemen okunma sırasına aldım bile.
Deneme türünden hoşlanan, başta 60'lı yıllarda doğmuş kuşakdaşlarıma olmak üzere herkese tavsiye ediyorum.
424 syf.
·10/10
Her insanın çok sevdiği kitap ya da kitaplar vardır. Benim ki kırmızı kazak. Uzun süre birgün gazetesinde takip ettiğin ve bir hafta yazmadiginda uzuldugum bir yazardi. O denemeler derlenip kırmızı kazak olarak karşımıza cıktı. Çokta iyi oldu. Bir deneme kitabı. Denemeler çeşitli başlıklarda toplanmış.

Ben bir çok yazısını defalarca okudum. Bir çok arkadaşımla paylaştım.
Kitap okuyorum ama aklımda hiç birşey kalmıyor diyenler daha bir şaşıracaklardır. Yazar okuduğu birçok kitaptan küçük alıntılar yapıyor ve onları kendi hayatıyla, ülke gündemiyle bağdaştırarak yazıyor. Okuduğunuz kitapları da başka bir gözle görmenizi sağlıyor. Okumadiklariniz ile ise iyi bir tanışıklık sağlıyor. Elbette bu başka kitapların tanıtıldığı bir kitap değil. Ancak yaklaşık 40 kitap ve bir-çok filmden alıntılar ve küçük hikayeler yeniden harmanlanarak, işlenerek önümüze getiriliyor.

Benim edebiyatla ilişkimi meltem gürle bir başka noktaya taşıdı. Zayıf olan bağlarım kuvvetlendi. Edebiyatın gücüne şimdi daha çok inanıyorum. Elbette hicbir sey tek basina cok buyuk bir anlam ifade etmez. Edebiyatı da bir butunun parcasi olarsk gormek getekir. Böylede bize güç vermesi de daha anlamli olur. En azından kendimi kötü hissettiğimde meltem in tanıdık bir metnini okuduğumda bana iyi geliyor.
Makalelerdeki birçok tespitin aynı zamanda bize dair oldugunu şaşırarak göreceksiniz ve gorecegiz. Yakınlık duyacaksınız yazılanlara.

Bir solukta okunup bitirilecek, tüketilecek bir kitap değil bu. (Belki) Defalarca elinize alacak, bir daha bir daha okuyacaksınız. Bazı yazılar işte öyle güzel. 2 ya da 3 sayfalık kısa makalelerle insanligin temel meselelerine dair pencereler açmak kolay değildir.
Raskolnikov neden kötüdür? Kötü müdür ? Kötülük nedir? Ölümsüzlük, Incelikler , direnme , dışlanma , oldugu gibi görünme... Ya da otobüste karakter tahlili yapmak mümkünmüdür? Yolda kimlerden ateş isteriz ? Iyi okur olmak neden önemlidir . Edebiyat bize ne öğretir? Mesela yolda kimden ateş isteyeceğimizi öğretebileceği gibi, araba ışığında bir kadını dogurtmanin grevle ilişkisini de öğretebilir. Yalniz yürümektense biriyle yürümenin güzelliğini de hatırlatabilir .

Çok kitap okuyan bir arkadaşım şöyle demişti: kitap okumaları icin not alırken keske daha dikkatli olsaydım. O notları o kitapları okuyamayan arkadaşlarımla da paylaşabilirdim. Elbette özet okumak kitap okumak değildir. Ama sevdiğiniz özetlerin kitabını okumak için iyi bir motivasyon sağlar bu.
Anne karenina yi okumasanızda en iyi roman girişlerinden birine sahip olduğunu öğreniriz.
"Tolstoy’un, ‘Anna Karenina’ya bütün mutlu ailelerin birbirine benzediğini ama her mutsuz ailenin benzersiz olduğunu söyleyerek başlaması boşuna değildir. " anne karenina nin ahlaksız değil, oldugu gibi görünen biri olduğunu öğreneceğimiz gibi.
Böyle bir kitap için çok fazla alıntı yapmak mümkün. Zaten kitapta bolca bagilacaginiz küçük hikayeler ve alıntılar var. Hap bilgi sevenler için bulunmaz bir nimet :)
Son olarak bir alıntı ile bitireyim:
'Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim' şiirine küçük bir yorum;
"...“Bir ara sevmek” nasıl bir şeydir acaba diye düşündüm. Bir an bile ayrı kalmaya dayanamazken, bir gün nasıl olup da yürüyüp gidebiliyorduk? Aynı insan olmaktan vazgeçiyorduk belki. Sevdiğimiz birini geride bırakmaya karar verdiğimizde, başka biri olmaya razı oluyorduk aslında. Yalnızca onun gözünde değil. Kendimiz için de başka biri oluyorduk artık. “Aynı gece ağartıyor aynı ağaçları/bizler, ah, o zamanki bizler değiliz ama,” diyordu Neruda. ..."
424 syf.
·10/10
Kitap o kadar samimi ki okurken ara verdiğimde hemen elime almak istediğim, aklımda kalan bir kitap. Ayrıca bu kitabı okurken birçok kitap hakkında bilgi ediniyorsunuz
Yazardan öğrendiğim 4-5 kitabı da severek okudum.
Deneme severlerin beğeneceğine inanıyorum

Yazarın biyografisi

Adı:
Meltem Gürle
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Almanya, 1966
1966 yılında Almanya’da doğdu. Felsefe ve edebiyat eğitimi aldı. İlgi alanları 19. yüzyıl Alman felsefesi, modernizm ve modernlik, roman teorisi, James Joyce ve Cumhuriyet sonrası Türk romanıdır. Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar romanını konu alan Ölülerle Konuşmak (İletişim Yayınları, 2016) adlı bir incelemesi, gündelik hayat ve edebiyatla ilgili yazılardan oluşan Kırmızı Kazak (Can Yayınları, 2016) adlı bir deneme kitabı ve Türk romanı ile ilgili çok sayıda makalesi vardır. Halen Marie Skłodowska-Curie Araştırma bursiyeri olarak Trinity College Dublin’de karşılaştırmalı roman konusunda araştırmalarını sürdürüyor.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 21 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 20 okur okuyacak.