Biraz da diğer insanlar için yaşamıyor muyuz sonuçta? Bazen içimden geçiyor; bir şeyin nasıl göründüğü, nasıl olduğundan daha önemli... Yetişkin olmak bunu öğretti bana. Yetişkin olma sürecinde hepimiz sanırım benzer şeyleri öğreniyoruz ama bundan kimsenin haberi yokmuş, bir tek biz öğreniyormuş gibi davranmayı seviyoruz. "Herkesin bildiği sır" dedikleri bu olsa gerek.
Ama coşkulu bir aşk yaşadım mı diye sorarsanız, bu konuda bir kıyas noktam olmadığı için yaşadığım şey coşkulu mu, aşk mı bilemiyorum. Belki de herkes böyledir ama dışarı yansıtırken içi içine sığmıyormuş gibi anlatıyordur, bilemem; kimsenin günahını almak istemem. Ama arada sırada ben de coşkulu bir aşkın şelalesi altında ıslanıyormuş gibi paylaşımlar yapıyorum sosyal medyada. Garip bir durum ama belki de herkes yaptığı için insan kendisini yalan söylüyormuş gibi de hissetmiyor. Sanırım yetişkin olmanın bir parçası da bu, gerekli beyaz yalanlar söylemek. Her şeyi tüm gerçekliğiyle söyleseydik toplumun dışlanan üyeleri olurduk.