Okurken başlarda eleştirilen ama sonradan acıma hissi ile üzüldüğümüz dostumuzun talihsiz bir şekilde kendini kaptırdığı bir kadına aşık olma öyküsünü okuyoruz.
Bir bakışta etkilenen birinin ona karşı ilgiyi bıkmaksızın sürdürmesi, haksızca onu kendine ait görmesi delice sevmenin zararını anlatıyor.
Yazarın doğa betimlemesi farklı sözlerle olup, bir turist kafilesinde sanki orada yürürken rehberin bu hikayeyi bize anlatması kadar gerçekçi hissettiriyor. Kitabın yazım tarzı, mektup-günlük türde tarihsel akışla ilerliyor.
Felsefe tarihinde ismini duymadığınız filozofları ve düşüncelerini günümüz yaşantısına benzer uyarlayıp bize parça parça anlatıyor. Akıcı bir okuma ile hızlıca bitti.