"Insan bir kere çocuğunun masumiyetini hırslarıyla kirletmesin; karısının bedeninden bedenine yürüyen karıncayı yatağın ortasında öldürmesin; annesinin babasının yoksul hatırasını ruhunun en mahrem yerlerinden bile söküp atmasın... Bütün dinler, bütün tanrılar, insanlara iyilik duygusu veren bütün ahlak kuralları, onun ağzında utanmaz, yıkıcı, sonsuz bir küfre dönüşecektir."
"Birisinin gözlerinin içine azıcık bakacak bir masalınız olsa, belki kanatlı bir kederle tanrıya ulaşacaksınız. Birisinin parmaklarının ucundan saygıyla öpseniz,avuçlarının içinde bir soluk alsanız, gamzelerinde boğulsanız, güzellik hepimizi dünya yüzüne çıkaracak. Ayrılık bile güzelleşecek. Arada bir gökyüzüne dokunsanız, toprağı sevseniz, köpekleri kucaklasanız, yıldızları yatağınıza doldursanız, otları öpseniz, çocuklarla konuşsanız, geceyi dinleseniz, fotoğraflarınızı güneşe serseniz...
Ama siz hüznü sevmiyordunuz değil mi? Nasıl yapacaksınız bunları..."
"Eğer içimizde bir gönül kaldıysa; masal dinleyen, şarkı söyleyen, şiir okuyan, sulara bakan, kuşlara gülen, ağaçları kucaklayan, yalnızlıkla ürperen bir gönül, dünyamız insanın gövdesinde yeniden filizlenmeye başlayacaktır. Yoksa yaşadığımız gezegen hepimizi bir taş masalına çevirecek."