Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsan, tehlikeye atılmayı bilmeli, diyordu. Yaşamın mucizesini ancak, beklemediğımiz şeyler olup bittiğinde gerçekten anlıyoruz.
Tanrı, güneşi her gün yeniden doğurarak, bizi mutsuz kılan her şeyi değiştirmemiz için zaman tanıyor bize.
.
.
.
Acı çekeceğiz, zor zamanlar yaşayacağız, ne var ki bunlar geçici, iz bırakmayan dönemler olacaktır.
Ve, daha sonra geriye dönüp gururla ve inançla bakacağız.
Kendini tehlikeye atmaktan korkan kişiye ne yazık!.
Çünkü o kişi belki de hiç düş kınıklığına uğramayacak ve peşinden koşacak bir düşü olanlar kadar acı çekmeyecek.
Ama dönüp de arkaya baktığında (çünkü ber zaman, sonunda dönüp arkamıza bakarız), yüreğinden şu sözcüklerin döküldüğünü duyacak: "Tanrının, yaşadığın her güne ektiği mucize tohumlarını ne yaptın?”
Bunları yapabilirdim. Bu cümlenin anlamını hiçbir zaman anlayamayacağız. Çünkü yaşamımızın her anında, gerçekleşme olasılığı olan bazı şeyler, sonunda gerçekleşmemiştir.
Kimi zaman, üstesinden gelemediğimiz bir hüzne gömüldüğümüz izlenimine kaptırınız kendimizi. Yaşadığımız günün büyülü anının geçip gittiğinin, buna karşın hiçbir şey yapmadığımızın farkına varırız.