Alibey

Alibey
@SrknAli
452 okur puanı
Nisan 2021 tarihinde katıldı
Kendinize İhanet Etmeyi Bırakın
Siz, evet siz, kadınlar. Gönlünüzün derinliklerinde bir yerlerde taşıdığınız o muazzam güçle, dünyaları yerinden oynatabilecekken, neden kendinizi sürekli bir çıkmazın içine hapsediyorsunuz? Neden hak ettiğiniz sevgiyi, saygıyı, değeri görmek yerine, sizi kırıp döken, ruhunuzu lime lime eden adamların peşinden koşuyorsunuz? Bu bir tercih mi, yoksa bir lanet mi? Kendi ellerinizle kendinizi zincire vuruyorsunuz, farkında mısınız? Hak ediyorsunuz, evet. Sevilmeyi, el üstünde tutulmayı, bir bahar gibi çiçek açmayı hak ediyorsunuz. Ama ne yapıyorsunuz? Gidip kalbinizi, sizi tüketen, sözleriyle zehirleyen, davranışlarıyla yerin dibine sokanlara sunuyorsunuz. Neden? Çünkü "heyecanlı" mı? Çünkü "farklı" mı? Yoksa çünkü bir yerlerde, size kendinizi değersiz hissettiren o yalanlara inandınız mı? “Belki değişir,” diyorsunuz. “Belki bir gün beni gerçekten görür.” Hayır, değişmeyecek. Ve hayır, sizi görmeyecek. Çünkü siz, kendinizi görmüyorsunuz. Normal insan sevmiyorsunuz, değil mi? Size nazik davranan, sizi önemseyen, ruhunuzu okşayan birini sıkıcı buluyorsunuz. Sanki sevgi, sakinlik, güven bir suçmuş gibi. Oysa asıl suç, size zarar verenlerin peşinde ömrünüzü heba etmeniz. Onlar için ağlarken, kendiniz için savaşmayı unutuyorsunuz. O adamlar, sizi bir ayna gibi kullanıyor; kendi egolarını, kendi karanlıklarını yansıtmak için. Sizse o aynada kendinizi değil, onların yalanlarını görüyorsunuz. Artık yeter. Kendinize bu kadar haksızlık etmeyin. O kırık dökük kalbinizi toplayın ve hak ettiği yere koyun: en yükseğe. Size zarar veren adamlar için değil, kendiniz için ölün, kendiniz için bitin. Çünkü siz, birilerinin gölgesinde solacak çiçekler değil, fırtınalara meydan okuyacak ormanlarsınız. Kendinize ihanet etmeyi bırakın. Hak ettiğiniz sevgiyi önce kendinize verin. Ancak o zaman,
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Unutmayacağım
Ben, karanlığın içinde bir mum gibi erirken, senin ışığını benden esirgeyişini unutmayacağım. Ben, yorgun bir bedenin içinde ölmeyen bir ruh gibi çırpınırken, senin bana bakıp da sadece seyirci oluşunu unutmayacağım. Ben, dizlerimin üzerine çökmüş, yüreğimden taşan acıyla dua ederken, senin ellerini başka sevdalara uzatışını unutmayacağım. Ben, dudaklarımda “gitme” kelimesi titrerken, senin arkanı dönüp adımlarını hızlandırışını unutmayacağım. Ben, nefesim kesilecek kadar ağlarken, senin o kahkahanın göğsümde kurşun gibi patlayışını unutmayacağım. Ben, kendimi unuturken sana hatırlatmaya çalıştığım sevgiyi, senin görmezden gelişini unutmayacağım. Ben, yüreğimde yangınlar çıkarken, senin gelip o yangına su dökmek yerine benzini döküşünü unutmayacağım. Ben, gözlerimdeki çaresizliği görüp de bana sırtını dönmeni unutmayacağım. Ben, soğuk duvarlara yaslanıp titrerken, senin sıcak bir odada keyifle oturuşunu unutmayacağım. Ben, kendi içimde bin parçaya bölünürken, senin o parçaları toplamak yerine ayaklarınla ezip geçişini unutmayacağım. Ben, sana anlatamadığım her acının beni içeriden nasıl kemirdiğini bilip de hiçbir şey yapmayışını unutmayacağım. Ben, seni hep kalbimde tutarken, senin beni aklının ucuna bile getirmeyişini unutmayacağım. Ben, sesim kısılana kadar susarken, senin sessizliğimi bana karşı silah yapışını unutmayacağım. Ben, bir umutla kapında beklerken, senin kapını bana kilitleyişini unutmayacağım. Ben, kendimi yerin dibine gömüp senin rahat etmen için sessizleşirken, senin o sessizliğin üzerine daha çok basışını unutmayacağım. Ve ben… Her şeyi unutmak istesem de, kalbime açtığın o derin yaralar, her atışta bana seni hatırlatmaya devam ettiği sürece… Seni asla unutmayacağım.
Edebiyat
TÜRK’ÜN ATEŞİ
Yüce dağlar gibi başım dik benim, Tarih çağırırsa kükrer giderim. Al bayrağın gölgesinde yemin ettim, Nefer olurum, ölsem de gülerim! Kan kırmızı, ak pak soyum, Bir hilalin altında doğdum. Cihana meydan okur şanlı mazim, Ben Türk evladı, bükülmez kolum! Gök girmezse çadırıma, yıldız düşmez, Kalleşin sözü dilime değmez! Ölmek var, dönmek yok bana, Kılıç gibi keskin andım eğilmez! Atatürk'ün izinde yürür adım, Vatan namustur, kalkanım kanım! Bayrağı göğe çeken her fidanım, Kurşun dökülse, eğilmez başım! Anadolu der ki: "Beni bekle!" Tuna çağırır, "Dalgalan sen de!" Kafkas fısıldar, "Yiğitler sende!" Ben Türk’üm, diz çökmem ecele!
1000Kitap
Ben hiçbir yerde olmadım. Yolun kenarında duran taş da benim, denize atılıp kaybolan taş da.
1000Kitap