Türkiye'de kritik yoktur, çünkü bir defa Türkler hâlen kasabalı zihniyeti ve itiyadındadır. "Kimsenin tavuğuna kışt demeyeyim," derler; "Sırça köşkte oturuyorum, el âleme taş atmayayım," derler. Bu kafa efrada ve etrafa pek bulaşmaz. Bakarsın işim düşer anlayışı hakimdir.O zaman da toplum ilerlemez. Bak
Türk toplumu insanları tanımıyor. Burada yaşayanlar kimdi, ne yaptılar, bilen azdır.
Halbuki toplumda devamlılık, işlerin ortaya konmasıyla, nesilden nesle aktarılmasıyla ve bu işleri yapanların kişiliklerinin net çizgilerle ortaya konmasıyla sağlanır.
Başkalarını övdüğümüzde, bu övme enerjisini içimizde arttırırız. Bu farklı bir şekilde işlemez.
Çünkü kendi içimizde bulunmayan hiçbir şeyi başka birinde göremeyiz. Başkalarında sadece bizim titreşimimimizle uyumlu şeyleri görürüz.