Ne babamızın omzunda ağlayabildik ne de annemiz üzülür diye derdimizi anlatabildik.
Bizi biz büyüttük ve biz öldürdük.
Gömdük içimize ne varsa.
Anlaşılmasın diye birde çiçek ektik üstüne.
Altı mezarlık, üstü bağ bahçe.
Anlatamadık.
Çok yordular toparlayamadık.
Ben senin gel-git sevdalarına medcezir gibi tutunamam.
Ben senin ne istediğini bilmeyen yanına çözülmüş cevaplar bulamam.
İzin verseydin geleceğin olurdum, vermedin!
Ben senin izinsiz yolculuklarının, kaçak yolcusu olamam.