Meysa

Meysa
@Stabilruhn
in mi omnis spes est mihi
Yanıyorum sende benle yan Bana verdiğin sözlerin hepsine kandım inan Hepsi yalan, hepsi yalan.
Müzik
Reklam
Ben bu düzlükten on bir kez geçtim çiçeğim. Çok gitmeden bitecek gibi gelecek ama bitmeyecek. Yeşil çam ormanları henüz başlıyor çünkü. Seyri güzel ama seni aldatmasın, ayakların çok kanayacak. Boyunca sarmaşıklar ve zehirli mantarlar çıkacak yoluna. Renklerinin güzelliğine kanacaksın. O meşhur kırmızı elma vardı ya, bak sahibi de buradaymış. Çok yorulacaksın. Kalbini çalmak isteyen avcılar düşecek peşine, kaçacak delik arayacaksın. Bak ben bu düzlükten on bir kez geçtim çiçeğim. Yokuşlar tırmanıyor ormanın sonundan. Dağ yoluna varınca, kendinin hemen solunda. Nefes nefese kalacaksın. Öyle herkese adres sorulmaz. Aya da çıkarsın, bataklığa da.. Dedim ya; yol kendinin hemen solunda. Yönüne sen karar vereceksin. Karanlık çökünce soluklanmayı unutma. Çünkü bu ormanda çok takılıp düşeceksin. Ve çiçeğim sen bu düzlükten tam on iki kez geçeceksin.
1000Kitap
"Seni gördüğümde çocukluğumda dinlediğim bir masalı hatırladım. Bir İran masalında, sevdiği kadını yüzyıllarca aynı ruhla başka bedenlerde arayan bir adam anlatılır. Adam sonunda yüzyıllardır aradığı kadını uzak ülkelerin birinde bulur. Ona, güneşli bir gökyüzü altında birlikte toprak işlemek istediğini anlatır. Kadın sadece gülümser ve uzak ülkesinde yaşamaya devam eder. Seni ilk gördüğümde sıcak bir ülkede benimle birlikte toprak işlemeyeceğini, kendi dünyanı bana taşımayacağını biliyordum. Yine bana gülümsediğinde biliyordum ki ben yüzyıllardır yeryüzünde seni aramışım..." M. G/13 Haziran 1993 Paris, Pont de L'alma'nın üzerinde Eiffel'in yarısı sisler arasında yokmuş gibi görünürken...
1000Kitap
Şimdi bir milyon ışık yılı uzakta bir gezegen gibi kafam. Sana göre sonsuz, bana göre bu bir başlangıç. Bana göre aslında her şey bir başlangıç. Yok olmayacağım. Var olmadığım gibi. Bu bir bilinç sıçraması.
1000Kitap
"Sevgili Piraye; Balık koskoca okyanusun derinliklerini avucunun içi gibi bilse de, bir lokma uğruna, atılan oltaya can feda. Bırak benim de avucumun içi gibi bildiğim o koca kalbinde bir hata yapma hakkım olsun. Şimdi sen yoksun ağlıyoruz arkadaşlarımla, ağlıyoruz arkadaşlarım bulutlarla. Yağmur yağıyor mu oraya bilemeyiz ama, biz ağlıyoruz Piraye. Bu balık nefes alıp verdiği suyun altında boğuluyor, bu kelebek ölümü dört gözle bekliyor. O balık nerede boğuluyor biliyor musun? Önümde ki beyaz sayfalara haykıramayıp yutkunduğum, içime ağlayıp, içimde biriktirdiğim denizin için de boğuluyor. Bu kelebek intihara kalkışıyor. Bırak bir hata yapma hakkım olsun. Yaşadığım denizde can veriyorum. Kalemim kan kaybediyor, kalemim ağlıyor Piraye.." Nazım Hikmet Ran
1000Kitap