Ben bu düzlükten on bir kez geçtim çiçeğim. Çok gitmeden bitecek gibi gelecek ama bitmeyecek. Yeşil çam ormanları henüz başlıyor çünkü. Seyri güzel ama seni aldatmasın, ayakların çok kanayacak. Boyunca sarmaşıklar ve zehirli mantarlar çıkacak yoluna. Renklerinin güzelliğine kanacaksın. O meşhur kırmızı elma vardı ya, bak sahibi de buradaymış. Çok yorulacaksın. Kalbini çalmak isteyen avcılar düşecek peşine, kaçacak delik arayacaksın. Bak ben bu düzlükten on bir kez geçtim çiçeğim. Yokuşlar tırmanıyor ormanın sonundan. Dağ yoluna varınca, kendinin hemen solunda. Nefes nefese kalacaksın. Öyle herkese adres sorulmaz. Aya da çıkarsın, bataklığa da..
Dedim ya; yol kendinin hemen solunda. Yönüne sen karar vereceksin. Karanlık çökünce soluklanmayı unutma. Çünkü bu ormanda çok takılıp düşeceksin. Ve çiçeğim sen bu düzlükten tam on iki kez geçeceksin.