#kitapyorumu herkese merhaba..
Bugün kapağını kapattıktan sonra bile beni uzun süre "Ben ne okudum?" hissiyle baş başa bırakan, inanılmaz sarsıcı ve tekinsiz bir kitapla geldim karşınıza..
Dışarıdan bakıldığında absürt bir metamorfoz (dönüşüm) hikayesi gibi görünen bu roman,çok sert bir sistem eleştirisi..
Kitapta adını asla öğrenemediğimiz,adeta toplumun nesneleştirdiği tüm kadınları temsil eden isimsiz bir kadının gözünden okuyoruz hikayeyi..Bir parfümeri salonunda çalışmaya başlayan bu kadın, zamanla fiziksel olarak adım adım bir domuza dönüşmeye başlıyor.Kilo alıyor, teni pembeleşiyor, içgüdüleri değişiyor vs.. Fakat asıl dehşet verici olan,onun bu fiziksel dönüşümü değil; çevresindeki "medeni" insanların, politikacıların ve erkek egemen düzenin bu dönüşüme verdiği iğrenç tepkiler..
Ana karakterin başına gelen bunca istismar, cinselliğin bir meta haline getirilmesini ve uğradığı haksızlıkları sanki hayatın çok normal bir akışıymış gibi,,aşırı saf ve kabullenmiş bir dille anlatması insanı iki kat daha fazla sarsıyor. Okurken "Neden isyan etmiyorsun?" diye haykırmak istiyorsunuz.Ve yine okurken bazı kısımlar Beni gerçekten çok rahatsız etti bunu da söylemek isterim..
Dişi Domuz, okuması kolay ama hazmetmesi gerçekten zor bir distopya..Güzellik algısını ve insan dediğimiz canlının aslında ne kadar kolay vahşileşebileceğini görmek istiyorsanız, bir şans verin derim.