Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dostoyevski'in yıllarını geçirdiği hapishanede yaşadığı zorlu koşulları ve bu zor şartların bireyler üzerindeki etkilerini okuyoruz metinde..
Dostoyevski burada suçtan çok insanı anlatıyor.
Hapishaneyi değil sadece;
utancı, alışmayı, hayatta kalmayı,
bir insanın neye dayanabildiğini…
En çok da şunu düşündüm okurken:
İnsan her şeye alışıyor, gerçekten de öyle..
Acıya da, kötülüğe de, umutsuzluğa da.
Ve bu düşünce hem ürkütücü hem tuhaf bir şekilde tanıdık..
Bu kitap kolay değil.
Ama beni asıl sarsan yer, sonlara doğru hayvanlarla ilgili satırlardı.(Yine beni hassas yerimden vurdu)
İnsanın insana yaptıkları zaten ağır;
bir de güç eline geçtiğinde hayvana yönelen o hoyratlık…
Orada durup düşündüm.
Şiddetin dili değişmiyor aslında,
sadece muhatabı değişiyor.
Belki de en rahatsız edici olan buydu:
Merhametin yokluğu sadece insanı değil,
sesi çıkmayan her şeyi vuruyor.
Bazı satırlar vardır 'bunu görmezden gelemem'dersin tam olarak bu aslında hissettiğim duygu..
Bu yüzden bu kitap beni yalnızca hapishaneyle değil,
vicdanla da yüzleştirdi...
Kitaplarda kalın...
Ölüler Evinden AnılarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202518,6bin okunma
Kaçmasına engel olmak için mi insanın ayaklarını prangalar takılır? Hiç de değil.Pranga sadece küçük düşürme aracı, bir ayıp, bedene de, ruha da bir ağırlıktır.Hiç değilse böyle var sayılmaktır.