"Belki hâlâ o ezgin gözlerin ardında, donukluğun en dibinde, yarı canlı, ezik bir şey kımıldıyordur. Öyle bir şey ki güçsüz telaşında suyun tertemiz türküsüne inanmak istiyor. Belki, ama ne sonsuz bir hayal. Güneş ölmüştü ve bilmiyordu kimse, gönüllerden uçuveren o üzgün güvercinin adı imandı"