“Çöldeki vaha serabını sadece susamış gezginlerin görmesinin bir sebebi var. Bu serabı okulun avlusunda yürüyen üniversiteliler görmez. Ne görmek istersek onu görürüz.”
1598’de Hollandalılar buraya yerleşti ve Nassaulu Maurice’nin onuruna, adaya Mauritius adını verdiler.
Mauritius’ta izolasyon altında evrimleşmiş ve başka yerlerdeki canlı türlerinden farklı türler bulunuyordu. Örneğin uçamayan bir güvercin olan, hindiden büyük ve iri çengelli bir gagaya sahip olan dodo vardı. Zararsız ve Mauritius’ta kendisini tehdit eden bir şey olmadığından korkusuzdu.
Fakat göçmenler geldikten sonra, onlar ve evcil hayvanları bu kimseye zararı olmayan kuşu öldürmeye başladılar. Bu durum 1680’de son dodonun ölmesine dek devam etti. Yakındaki adalarda bulunan benzer kuşların soyu da öldürüldükleri için, tükendi. Günümüzde “dodo kadar ölü” deyimi vardır.
Bu kadar sıra dışı ve ilginç bir hayat türünün böylesi dikkatsiz bir şekilde, birkaç tanesini kurtarmak için hiçbir çaba harcanmadan katledilişine inanmak zordur; fakat bu, defalarca tekrarlanmıştır.