Son zamanlarda okuduğum en iyi, hatta tüm zamanların favorilerinden biri olmaya aday bir şaheserdi. Hikaye, Florida’nın karanlık Jim Crow yasaları döneminde geçiyor. Sadece kız kardeşini korumaya çalıştığı için haksız yere ıslahhaneye (aslında bir çocuk hapishanesine) gönderilen küçük bir çocuğun yaşadıklarını anlatıyor. Hem bir aile dramı, hem ırkçılık ve adaletsizliğin yarattığı o gerçek korku, hem de bir hayalet hikayesi.. Kitabımız yaşanmış olaylardan bize aktarılıyor çünkü ıslahevi gerçekten var olmuş bir korku evi(de denmez ölüm evi demek doğru olur) . Dehşet verici şeyler okudum yazarın bir akrabasından ilham almış olması kitabı daha da derinleştiriyor. Yazar çok derin araştırmalar yapmış gerçekten sonunda da yazmış. Bu kitap korku değil ciddi anlamda psikolojik-dram kategorisine girer. Tüyler ürperticiydi, kan dondurucuydu. Umuyorum türkçe çevirisi de yapılır.