Hepimizin bildiği gibi, tek ve kesin bir gerçeklik yoktur. Sadece öznel bir gerçeklik vardır. Bu yüzden hepimiz tamamen aynı olayı zihnimizde farklı şekillerde kaydederiz. Napolyon Bonapart "Tarih, birçok kişinin üstünde karar kıldığı bir yalandır," der. Bu yüzden anılarımız kendi kendimizle anlaşıp oluşturduğumuz geçmişin öznel bir algısına dayanır.
Onun sevgisini kıskanıyordu, sevgisini hissetmeyi artık umut edemese de.
Ondan haber almak istiyordu, ona ulaşmanın hiçbir imkânı olmadığı halde.
Onunla mutlu olabileceğine inanıyordu, artık bir araya gelmeleri imkânsız göründüğü halde.
Gerçekten sevdiğim pek az insan var ; hele saygı duyduğum daha az insan var. Dünyayı tanıdıkça hoşnutsuzluğum daha da artıyor; her geçen gün insan karakterinin tutarsızlığına ve akıllı, duygulu görünenlere bile güvenilmeyeceğine olan inancım güçleniyor.