Kitap akıcı bir dille yazılmış. Bir oturuşta bitirilebilecek bir kitaptı. Chizu, hayatının yönünü belirlemek için Tokyo’ya göçen genç bir kadındır. Kalacak yeri yoktur, aile dostu bir yaşlı kadının yanında geçici bir ev bulur. Fakat bu evde bulduğu şey yalnızlığıyla yüzleşmek olur. Bir yere ait hissetme ve özgür hissetme arasındaki ince çizgide yürür. Birlikte kaldığı yaşlı kadın ona gelecekte ihtimal dahilinde olan yalnızlığı da hatırlattığı için zaman zaman ona öfke duyar. Çünkü onun yüzleşmekten korktuğu yalnızlığı o kabullenmiş durumdadır. Yaşlı kadın onun aksine insanlarla bağ kurmaktan ve bu bağın geçici olması durumundan kaygı duymaz. Tanıdıklık hissinin verdiği konfor, her zaman bizim için iyi bir seçenek olmayabilir. Gitme cesaretini gösterebiliyor olmak yeni bir başlangıcı beraberinde getirirken, bizi kendimize daha fazla yaklaştırabilir. Belki de ait hissetme ve özgür hissetme ikileminde kalmamıza sebep olan şey, yalnızlıkla yüzleşme cesaretimizin olmamasındandır…