Kulağına bir ses çalındı sanki : " Good Morning! Good Morning!"
Mavi karga diye gülümsedi , yine yanlış zamanda söylüyor.
"Hayır", dedi ses , "günaydın demenin zamanı olmaz, eğer bir uyanış içindeysen günün hangi saati olursa olsun gün ,aydın demektir."
"Benim uyanış içinde olduğumu da nereden çıkardın", diye içinden geçirdi İlay ," yine felsefi konuşmalar yapıyorsun."
"Biraz önce, pencereden bakarken büyüdüğünün farkına varmadın mı ? İşte bu senin için bir uyanıştır." dedi Mavi Karga'nın sesi. Gülümsedi İlay , Mavi Karga'nın haklı olduğunu düşünüyordu.
~ Gidiyorsun demek...
İlay kuşa yaklaşıp parlak tüylerini okşadı. İstemiyormuş gibi yana çekildi Mavi karga.
~ Bana kediymişim gibi davranma.
~ Nasıl istersen, dedi İlay , ama sevgimi göstermek istemiştim.
~ Ben bunu zaten hissediyorum. Seni gerçekten çok özleyeceğim. Bir dahaki yaz tatiline sakın birtakım kamplara gideyim deme. Buraya gel.
İlay güldü.
~ Bana yeni bir macera bulacak mısın?
~ Macera bulmayı gerçekten istiyorsan bulursun.
"Hiç kimse bir ada , tek başına bir bütün değildir. Her ölüm beni eksiltir , çünkü insanlığın bir parçasıyım ben. Bu yüzden, çanlar kimin için çalıyor diye sorma; çanlar senin için çalıyor."