” Tanrım, bu ne karışıklık! Yazılmış, üstü çizilmiş, yine yazılmış, yine çizilmiş, sonunda kâğıtlar yirmi ameliyat geçirmiş, kesilip biçilmiş zavallı yaşlı kanser hastalarına dönmüş. Ama sözcüklerin üstünün çizilmediği durumlarda el yazısı güzel ve “akademik”ti. “
”Bir akşam daha boşa geçmişti. Saatler, günler, yıllar kayıp gidiyordu. Her gece aynı şey. Yalnız oda, kadınsız yatak; toz, sigara külü, zambak yaprakları. Kendisi neredeyse otuz yaşındaydı.”