Kimse kimsenin kalbine değmeden geçip gidiyor.yere dökülen un kadar sessiz.bir begonya yalnızlığı.zaman denen sürgünlükte budalaca hayallerime dalmış beklerken,sis bir anda dağılmış,kendimi gerçeğin harabeleri arasında beklerken bulmuştum.
Hepimiz çürüyoruz.lakin herkes suçu diğerinin üzerine atıp vicdanını rahatlatmanin peşinde, ekşi çürük kokusunu üstüne alınan yok insanın bozulması hiçbir şeye benzemiyor.