"Neden kendîmîzî, beynîmîzî, etrafımızı bîrbîrînden ayırıyor, topluyor, parçalıyor ve sonra "bu mu daha îyî, yoksa şu mu daha kôtû?... dîye konuşuyoruz. Neden her şeyî; havayı, zamanı, însanı ve însanlığı, aşkı, mutluluğu, derd-û kederî ve hûrrîyetî bîrbîrînden ayırıyor, paramparça edîyor, sonra da kıyaslıyoruz? Bununla, yanî parçalamak ve kıyaslamakla en bûyûk kôtûlûğû yapıyoruz kendîmîze. Sınırlar, şartlar, zorunluluklar bîzî bîzden, însandan ve însanlıktan uzaklaştırıyor.."