Suat ışıktaş

Suat ışıktaş
@Suatisiktas
Satış pazarlama strateji geliştirme uzmanı
ANKARA
DİYARBAKIR
21 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Yine de, İlluminati'nin üstünlüğünün kendi gücünden kaynaklanmadığını hatırdan çıkarmamak gerekiyor. Bu üstünlük, dehşet verici olmakla beraber, onları da aşan büyük gizemli bir güç tarafından idare edilmekte ve onlara enjekte edilmektedir. Bu yüzden, üç çemberden oluşan, birbirinin içine geçmiş bir sistemle karşı karşıyayız. İlk çemberde, Şeytan veya Lucifer ve ruhani bir hiyerarşi oluşturan iblis ruhları var. Bu da Entrika Çemberi'ndeki "ışık noktası"nın anlamını oluşturuyor.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İlluminati 10 Adam
Entrika Çemberi'nde onları İç Çember olarak isimlendiriyorum, iç Çember, uzun zamandır İlluminati komplosunu tasarlayan merkez gruptur. Başka bir boyutta bulunan ruhlar tarafından idare edilen -garip ve karanlık bir "başka dünya"- İç Çember'in seçkin üyeleri, devasa ve uzaklara yayılmış imparatorluğun beynini, düzenini ve yönetim kurulunu oluşturuyorlar. Bu, dünyanın en çok tanınan, en etkili binlerce siyasetçisini, bankacısını, genel müdürünü, mühendisleri ve dini liderleri koordine eden ve uluslararası sınırları aşan bir imparatorluk.
Psikolojik sömürü nedir? Psikolojik sömürü hiç kimsenin kendisi olmasına izin verilmemesidir. Hiç kimsenin kendisi olarak kabul edilmemesidir. Hiç kimseye saygı duyulmamasıdır. Onlara kendileri olarak saygı duymazsan insanlara nasıl saygı duyacaksın. Şayet onlara bazı şeyleri dayatıyorsan ve sonra saygı duyuyorsan, sen kendi dayatmalarına saygı duyarsın. Sen onlara kendileri olarak saygı duymuyorsun, onların çıplaklığına saygı duymuyorsun. Onların doğallığına saygı duymuyorsun, onların içinden gelenlere saygı duymuyorsun, onların gerçek gülümsemelerine ve gerçek gözyaşlarına saygı duymuyorsun. Sen sadece sahteliğe, eylemlere, gösterişe saygı duyuyorsun. Sen onların eylemlerine saygı duyuyorsun.______OSHO
Cesaretten yoksun insanlar her zaman bunu maruz gösterecek bir felsefe geliştirirler.
Krizlerimiz baskıladığımız yerde yoğunlaşıp artık baskılanmayacak bir basınca gelince , YANİ RUHUMUZUN KÖMÜRÜ ELMASA DÖNÜŞÜNCE , duygularımız bir yanardağın volkanı gibi bilincimizin en derininden öyle çıkarlardı ki yüzeye hayallerimize bulaşır, karakterimiz işte o zaman yüzeye ulaşırdı.