Bu "beyazlara" iki çift lafım var: Batı aşağı, Amerika yukarı diyerek, medeniyet adına onların yaşam tarzını taklit etmekten öteye geçemediniz. "Medeniyet" diye genç kuşaklara empoze ettiğiniz bu gayya kuyusunda; ruhsuz, inançsız, örfünden ve her türlü maddi-manevi değerinden kopuk nesiller yetişti.
Hükümetler ve politikalar elbette eleştirilmelidir; doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilmeliyiz. Ancak asıl mesele bu değil. Önce her yetişkin bireyin, bir çocuğun gelişiminde en ufak payı olan herkesin şapkasını önüne koyup kendini sorgulaması gerekir:
Biz buralara nasıl geldik? Nerede, neyi yanlış yaptık?
"Eti senin, kemiği benim" diyerek öğretmenini anne-babasından üstün tutan bir nesilden; öğretmenine kurşun sıkacak kadar savrulan bir nesle nasıl evrildik? Bu ruhsal boşluğun, bu köksüzlüğün hesabını sadece yöneticelere sorup köşeye mi çekileceğiz?