Zaman zaman etkisinde kaldığım bir duygu var: Korku değil, hırs değil, göğsümü parçalayacakmış gibi gırtlağımı sıkan, içimden gelen bilmediğim bir fırtına!
Çalışmaması dahil bütün her şeyde kendini haklı görüyormuş, tüm ümitlerinin kırıldığını düşünüyor, sıradan yaşamın işlerini görmek için herhangi bir şeye tutunma yetisinden yoksun buluyormuş kendini; böylece sonunda kendini tamamıyla tuhaf duygularının, düşünce tarzının ve sonsuz tutkusunun akışına bırakarak, huzurunu bozduğu sevimli ve sevgili o insanla olan üzüntülü arkadaşlığının bitmek bilmez yeknesaklığı içinde amaçsız ve ümitsiz harap ettiği güçlerine yüklenerek, gittikçe daha büyük bir hüzünle kaçınılmaz sona doğru yaklaşmış.