Bir gün yaşlı bir çifte sormuşlar:
Tam altmış beş yıl... Bunca yıl nasıl ayrılmadan nasıl evli kaldınız?
Yaşlı çift cevap vermiş:
"Bizim zamanımızda bir şeyler tamir edilirdi, çöpe atılmazdı."
İnsan büyüdüğünü ne zaman anlar? Bakın Nilgün Marmara "İnsan büyüdüğünü ne zaman anlar?" sorusunu nasıl cevaplamış: "Eskiden yaşansa dokuz köyü ateşe vereceğin şeylere kibrit bile yakmıyorsun. Tahammül etmeyi ve şaşırmamayı öğreniyorsun. Artık hiçbir şeye şaşırmadığını fark ettiğin gün büyüdüğünü de fark etmiş oluyorsun aslında."
Yine çok güzel bir roman ... Okurken Yusuf yaraladı. Küçük yaşta annesi ve babasının katledilmesiyle kaymakam Salahattin Bey ona sahip çıkıyor , kızı Muazzezden ayırmıyor. Ve bir zaman sonra Yusuf Muazzez aşkı başlıyor. Aslında Yusuf ona ağabeylik yaptı onu her zaman korudu sahip çıktı ama kendisine bile söyleyemediği imkansız olarak gördüğü bir şey vardı Muazzez'e olan aşkı. Birlikte bir çok badire atlatıyorlar ama sonunda evleniyorlar. Onsuz bu dünyada yapamayacağını düşünüyordu SPOILER veriyorum kitabın sonunda kolları arasında ölüyor. Kitap aslında bir yandan bize bu dünyada kolay bir şekilde yer edinmiş şeye de değiniyor. İnsan denen mahluku parayla satın alınabileceğini , önüne gelen her sorunu her adaletsizliği kolay bir şekilde parayla çözülebileceğini. Dünya bu kadar saçma insanlarla ve saçma adaletlerle dolu olan bir yer değil mi zaten...
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,7bin okunma