"İnsanlar yaşamadıkları sürece hiçbir acıyı gerçekten anlamazlardı. Yaşamayan birine yaşadığınız acıyı anlatmanın imkânı yoktu. Bu tıpkı, deli gibi korktuğunuz bir kâbustan uyanmanız gibiydi. O kâbus sizi ne kadar korkutursa korkutsun, anlattığınız kişi bunu anlayamazdı ve siz zaten hiçbir zaman, acınızın yaşadığınız kadarını anlatamazdınız."
"Bu gecenin hikâyesiydi; kusurlu bir kalbe sahip kızın hikâyesi, huzursuz bir ruhun hikâyesi, ziyan olmuş masumiyetin, gölgeler arasında bir mahkumiyetin, kaybolmuş düşüncelerin, dolunayın ardına saklanmış çığlıkların, ormanda kaybolan ayak izlerinin, anlamını yitirmiş saflığın timsaliydi ama gecenin hikâyesiydi."