"Kabuğun altında kalan yaraları iyileştirmenin mümkün olmadığını biliyordum, bu yüzden bundan sonra yolun geri kalanını kabukları koparıp atarak devam edecektim. Belki bir daha asla iyileşmeyecekti derine kazınmış yaralar ama artık hiç kimseden gizleyip üzerini de örtmeyecektim."
"Önüme altın bir tabakta sundukları bu yaşam beni buz gibi bir kar küresinin içine hapsetmiş, dışarıdan bakanların güzelliğine tebessüm ettikleri camlar ardına mahkûm etmişlerdi."