Zaman diye bir şey olmadığını, kalbin saatinin yalnızca olmuşla, olmamışa ayarlandığını böylece anlamıştım. Evet, olmuşsa bir defa, sahiden olmuşsa, zamanı ne fark ederdi? Kalpte bir yıl bir saniye, bir saniye bir ömür demek değil miydi?
Neticede yaşamak biraz da bildiklerini anlamazdan gelme sanatı. Gerçekleşmeyeceğini peşin peşin kabul ederek plan yapamaz, istikbalin kıyısına yamayacak üç beş basit hayal kuramazsa da yaşayamaz insan. Gizli saklı da olsa, içinde bir yerlerde sefil umutlar taşımak, kendi kendine yalanlar söyleyip, işittiklerine kanmak zorunda.