Özlem SÜER KARAAĞAÇ

İnsanlar yaptıklarını düşünürlerse, en çok böyle evlerinden ayrılıp yeni bir hayata doğru atılmak üzere oldukları zaman düşünürler. O sırada geçmiş gözden geçirilir, gelecek üzerinde planlar yapılır.
Sayfa 65·Kitabı okudu
Reklam

Özlem SÜER KARAAĞAÇ

, bir kitap okudu
10/10
·283 syf.·
10 günde okudu
·
2024 18. kitabı
Matt Haig
8.3/10 · 14,8bin okunma
Aşk hayatta kalmana yardım ediyordu. Anlam aramayı da unutturuyordu. Aramayı bırakıp hayatı yaşıyordun. Aşk önemsediğin kişinin elini tutmak ve şimdiki zamanda yaşamaktı. Geçmiş ve gelecek yalnızca mitti. Geçmiş ölen şimdiki zamandı ve gelecek hiçbir zaman var olmayacaktı, çünkü ona ulaştığımızda gelecek zaman şimdiki zamana dönüşecekti. Şimdiki zaman sahip olduğumuz tel şeydi. Sürekli devinen, sürekli değişen bir şeydi şimdiki zaman. Ve hercaiydi. Yakalamanın tek yolu geçip gitmesine izin vermek, onu serbest bırakmaktı.
Sayfa 214·Kitabı okudu
Parlak zekalı insanlardan biri, Albert Einstein adlı Almanya doğumlu bir fizikçi, türünün kendisi kadar parlak zekalı olmayan üyelerine görelilik kuramını şöyle açıklamıştı: " Elinizi kızgın bir sobaya soktuğunuzda bir dakika bir saat gibi gelir. Güzel bir kızla geçirdiğiniz bir saatse bir dakika gibidir." Peki ya güzel kıza bakarken elinizi kızgın sobaya sokmuş gibi hissediyorsanız? O neydi peki? Kuantum mekaniği mi?
Sayfa 204·Kitabı okudu
Bizans imparatoriçeleri Mor Oda' da doğum yaparlardı. Bebeklerine, tahta savaş yoluyla çıkan ayaktakımı generallerden ayrılsınlar diye "Mor İçinde Doğanlar" anlamındaki ' Porphyrogenitus' unvanı verilirdi. Ama öte yandan Japonya' da mor ölümün rengi mesela.
Sayfa 203·Kitabı okudu
Reklam