Kişinin kendine karşı duyduğu sevgiyle başkalarına karşı duyduğu sevginin kural olarak birbirine bağlı olduğunu kabul edelim, başkalarına karşı içten ilgiyi yadsıyan bencilliği nasıl açıklayacağız? Bencil kişi sadece kendisi ile ilgilidir. Herkesin kendine göre olmasını ister, vermekten hiç tat almaz almayı sever. Dış dünyaya sadece ondan ne alabileceği noktasından bakar. Başkalarının gereksinimlerine karşı ilgisiz, onların onur ve bütünlüklerine karşı saygısızdır. Kendinden başka hiç kimseyi görmez. Her şeyi ve herkesi kendine sağlayacağı yarar açısından yargılar, öz olarak sevebilme yeteneğinden yoksundur.
Alkolizm, uyuşturucu madde alışkanlığı, zora dayalı cinsellik ve zora dayalı intihar olaylarının çokluğu, çağdaş batı toplumunda ki sürüye uyumdaki başarısızlığın nispi belirtileridir. Ayrıca bu çözüm yolu vücutla değil, ağırlıklı olarak kafayla ilgilidir. Bu nedenle de dinsel kendinden geçme ayinlerine göre daha başarısızdır. Sürüye uyumun tek bir iyiliği vardır. O da zaman zaman tekrarlanmayıp sürekli oluşudur. Birey 3-4 yaşlarında uyum gösterme düzenine katılır. Ve ondan sonra sürüyle olan ilişkisi hiç kesintiye uğramaz.
‘Tüm dünya, onun ağzına layık büyük bir nesnedir: Büyük bir şişe, büyük bir elma büyük bir memedir. İnsan, emici olup çıkmıştır. Ebediyen beklenti içinde ve ebediyen düş kırıklığı yaşayan…’