Süheyla

"Geçmiş çürür mü, yoksa plastik poșetler gibi neredeyse hiç değişmeden etraftaki her şeyi yavaşça ve derinden zehirler mi? Bir yerlerde geçmiși geri dönüştürecek fabrikaların da olması gerekmiyor mu? Geçmişten geçmiş dışında bir şey yapmak mümkün mü? Ters yoldan, ikinci el de olsa, bir çeşit geleceğe geri dönüştürülebilir mi? İşte sana sorular."
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Sürekli geçmiş üretiyoruz. Bizler geçmis fabrikalaryız. Canlı geçmiş makineleri, başka neyiz ki? Zaman yiyoruz ve geçmiş üretiyoruz. Ölüm bile çözüm değil. İnsanın kendisi gider ama geçmişi kalır. Sonra tüm bu șahsi geçmiş nereye gider? Onu satın alan toplayan, atan birileri var m? Yoksa rüzgârın sokakta savurduğu eski bir gazete gibi yuvarlanıp durur mu?"
"Beni çocukken hatırlayan son kişi gitti, dedim kendi kendime. Ve ancak o zaman çocuk gibi ağlamaya başladım."
"Ebeveynlerin ömür boyu göze batmadan çocukları için fedakârlık yaptıkları gibi. Aramızdan tek başına ayrıldı."
"Yurtdışında insanlar daha güzel ve daha yavaş yaşlanıyorlar, orada yaşlılık daha merhametli."