Bazı insanlar kalmak için girmez hayatımıza.
Öğretmek için gelir.Onlar gürültü yapmaz.Kapıyı kırmaz.Sessizce oturur yanına ve sana unuttuğun bir şeyi hatırlatır: Yanında yorulmadığın bir hâlin var.Onlarla konuşurken kendini savunmazsın.
Cümlelerini tartmazsın.
Yanlış anlaşılma korkusu azalır.
Ve bir an fark edersin,doğal hâlin yeterliymiş.
Sonra giderler.Ve insan en çok gidişlerine değil, yanlarındayken hissettiği huzura şaşırır.
“Demek ki mümkünmüş,” der.
“Demek ki ben böyle de sevilebiliyormuşum.”
İşte onların hediyesi budur.Bir kişi değil,
bir ölçü bırakırlar.Kalıcı olmazlar belki ama senden bir şey almazlar.Aksine,kendinle ilgili bir gerçeği geri verirler.Ve bir gün biri geldiğinde aynı huzuru tanırsın.Çünkü birisi sana o kapının var olduğunu öğretmiştir.