Şuuleeee

Şuuleeee
@Sulemm
Her insanın ömrü boyunca ezberinde tutabileceği bir yağmuru olmalı..
Öğretmen
Malatya/Ağrı
63 okur puanı
Mayıs 2017 tarihinde katıldı
Ölüm Allah ın emri, Ayrılık olmasaydı..!
Tüfeğini depoya koydular, Esvabını başkasına verdiler. Artık ne torbasında ekmek kırıntısı, Ne matarasında dudaklarının izi; Öyle bir rüzgar ki, Kendi gitti, İsmi bile kalmadı yadigar. Yalnız şu beyit kaldı, Kahve ocağında, el yazısıyla: ‘’Ölüm Allahın emri, ‘’Ayrılık olmasaydı.’’
Reklam
Yara ve kır çiçekleri
Ah, bu seferde bu yaradan ölmezsem Çiçeklerden başka Bir daha o kadar sevmem..
Yitirilen..!
Hâlâ bıraktığım gibi misin? Yoksa beni bıraktığın gibi mi?
Aslında sadece bunu diyecektim. Burdayım.! Burası dövülmüş bir yüzün yüz üstü düşme halleri..
Lâ..!
Öyle bir çığlıkla attı ki kendini Âdem uykusundan, gerçekte çığlık atıp atmadığını bile bilmedi. Ama iki uyku arasında rüyasının bölündüğü gün gibi gerçekti. Ve başına bir şey gelmiş gibiydi. O zamansızlık zamanında, cennet ırmağının kıyısında Âdem onunla göz göze geldi. Kuşları, tüyleri ürkütmekten korkarcasına elini uzattı yavaşça. Parmaklarının ucundan dökülen yaseminleri gösterdi. İçine dolan ses ve ışığa, sevince sarmaşığa, usulca, sen kimsin, dedi. Bildiğini bir kez daha bilmek, kelimesini bir de ondan duymak istedi. Ben kadınım, dedi Havva, ama bu benim sıfatım. Adımı henüz bilmiyorum. Sonra döndü Âdem’e, aklına bir şey gelmişti. Sesi, bengisular gibiydi. Bana, dedi, bir isim ver, varlığım olsun. Durdu, aklından yeni bir şey geçti. Bana, dedi, sen isim ver, varlığım senin olsun. Bana öyle bir isim ver ki senin adının yanında dursun. Seni anan beni de ansın. Seni hatırlayan beni hatırlamadan olmasın. Bir “ile” koy aramıza bizi birbirimize bağlasın.
Reklam