Süleyman Başgöz

Süleyman Başgöz
@Suleyman_Basgoz
Uzun yıllardır yazmakla meşgulüm. 46 yaşındayım. “Üç Oda Bir Sonsuzluk” romanının yazarıyım. Bu kadar yeterli sanırım…
Yazar - Elektrik Mühendisi
Erciyes üniversitesi Elektrik ve Elektronik Müh. Fakültesi
Antalya/ Manavgat
Ekim 2025 tarihinde katıldı
Ne kadar yalnız olduğumu biliyor musunuz? Ne kadar acı çektiğimi ya da? Bütün sırlarınızı bir eşek misali sırtıma yüklediniz ve bunu, sizi her gördüğümde kainata aşk kıvılcımları saçan gözlerimin içine baka baka yaptınız ama ilk tökezlediğim anda da beni öldüresiye dövdünüz... 
Sayfa 15 - Tilge yayınları·Kitabı okudu
Süleyman Başgöz
Evin Hocam, çok teşekkür ederim. Birkaç alıntı da ben ekleyeceğim.
Reklam
8/10
·348 syf.··
2025 74. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2025 21:39
Bu kitap, görünürde üç farklı novella içerse de aslında hepsi tek bir “ben” anlatıcısının iç dünyasında birleşiyor. Dışarıdan bakıldığında, köpekler, kadınlar, evler, hatta nesneler gibi gündelik ögelerle dolu bir hikayeler bütünü gibi ama derinlere inildiğinde kitap yalnızlığın, hatırlamanın, suçluluk duygusunun ve insanın kendisiyle hesaplaşmasının romanı.. İlk hikâye yüzeyde çok sade, bir adam bir köpeği sahiplenir. Ama bu sahiplenme, aslında bir bağ kurma, sorumluluk alma ve sevgiyi sürdürebilme meselesidir. Yazarın bahsettiği gibi, sel felaketi sonrası köpeğin gelişi, “kurtuluş” ve “yeniden başlama” sembolü. Fakat karakterin köpekle ilişkisi, bir tür duygusal yük haline gelir, tıpkı insan ilişkilerinde olduğu gibi. Ve bu köpek aslında kim tahmin bile edemezsiniz. Yani köpek, sadece bir hayvan değil: İnsanın kendisiyle kuramadığı bağı temsil eden bir metafor. Sahiplenmek, sevmek ve sonra bundan sıkılmak, tüm bunlar insanın kendi içindeki çelişkisini gösteriyor. 2. Novella – Nesnelerle Konuşan Adam Bu bölüm, ilk hikayeden daha soyut, yorucu, karmaşık ve felsefi. Adam nesnelerle konuşuyor, onlara anlamlar yüklüyor. Bu hem delilik hem de aşırı farkındalık hali sizi yoruyor ama şöyle de dedirtiyor; "Vay be hiç bu şekilde bakmamıştım." aloglar, insanın yalnızlığını gizleme biçimidir aslında. 3. Novella – Kuş, Kadın ve Suçluluk Burada işler daha kişisel ve acı verici bir hâl alıyor. Adamın “karatavuk” ya da “sarı kuş” hikayesi, aslında bir pişmanlık alegorisi. Birini severken, bir başkasına zarar vermek… Bir kuşu yanlışlıkla öldürmek, ama aslında bir insanın duygularını öldürmek… "İnsan geçmişi kafasında değiştirir, olayları çarpıtır.” Bu cümle, kitabın özü diyebiliriz. Yazarın dili ironik, yer yer mizahi ama altı hep acıyla dolu. Bir cümleye gülümserken, bir
Üç Oda Bir SonsuzlukSüleyman Başgöz · Tilge Yayınevi · 20255 okunma
Süleyman Başgöz
Kıymetli incelemeniz için teşekkür ederim Evin Hocam.