Süleyman Doğan

Hayyam, Selçukluları tanıyordu; ilk çocukluk anıları onlarla doluydu. Müslüman Asya’nın efendileri olmadan çok önce, Hayyam’ın doğduğu şehre saldırmış, Büyük Korku’yu kuşaklar boyunca belleklere kazımışlardı.
Sayfa 47·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
​— İçeri girelim de kapıyı örtelim, mutluluğumuz dışarıdan duyulmasın.
Sayfa 47·Kitabı okudu
​– Şu anda bu şehirde bizim gibi birbirine kavuşmuş, kucaklaşan kaç âşık vardır dersin? ​Yaramaz bir çocuk gibi fısıldamıştı bu sözleri Cihan. Ömer bilgiç bir edayla gecelik takkesini düzeltti, yanaklarını şişirdi, sesine bir ağırlık verdi. ​– Olaya yakından bakalım: Canları sıkılan eşleri, itaat eden cariyeleri, bedenlerini satan veya kiralayan sokak kızlarını, iç geçiren bakireleri çıkarırsak, geriye kaç kadın kalır, bu gece kaç kadın kendi seçtiği erkeğin koynuna girecek? Aynı şekilde kaç erkek sevdiği bir kadının, daha da önemlisi zorunluluk dışında bir nedenle kendini veren bir kadının yanında uyuyacak? Kim bilir, belki de Semerkant’ta bu gece bir tek seven kadın ve bir tek âşık erkek vardır. Niye sen, niye ben mi diyeceksin? Çünkü Allah nasıl ki bazı çiçekleri ağılı yaratmışsa, bizi de âşık yaratmış da ondan.
Sayfa 47·Kitabı okudu
Ömer soluğunu tuttu, tüyleri diken diken olmuştu; bir mektep talebesinin saflığıyla sormaktan kendini alamadı: – Örtülü müsün hâlâ? – Geceden başka bir örtü yok üstümde.
Sayfa 45·Kitabı okudu
(X'in doğumu)
Bu cebir eserinde Hayyam, bilinmeyen sayıyı göstermek için Arapçadaki şey terimini kullanmış; İspanyolların ilmi eserlerine Xay olarak geçen bu kelime zamanla kısaltılıp sadece ilk harfine indirgenmiş, sonra da x tüm dünyada bilinmeyen sayının simgesi haline gelmişti.
Sayfa 43·Kitabı okudu