Kendilerini, niyetlerini ve gidişatını kontrol edenlerin sayısı pek azdır. Geri kalanlarsa nehirde sürüklenen nesneler gibi önlerine geleni süpürüp dururlar. Bunlardan bazısı durgun sularda tutulur bazısı da yavaşca taşınır, bir kısmı sert akıntıda sürüklenirken bir kısmı da kıyıya vurur, kimisi de bir girdaba kapılarak açık denizlere atılır. O zaman ne istediğimize karar verelim ve kararımızdan dönmeyelim.
Acının suç ortağı olma. Bu şekilde hissetiğin oranda değil acıyla bağ kurduğun oranda üzülürsün. Istırabın durmasını beklemek yerine, son noktayı koymak ve ıstırabın terk edeceği anı beklememek, acıyla olan ilişkiyi kopartmak soylu bir karektere yakışır.
İnsanı sadece dik dursun diyr ayağa kaldırmadı. Aynı zamanda derin düşüncelere dalsın diye, gökyüzünde kendi düzenlerinde kayan yıldızları görebilsin ve bakışını dönüp duran evrene çevirsin diye bedeninin üzerine bir baş ve hareket edebilen bir boyun yerleştirdi.