İnsan nedir? En ufak sarsıntıda kırılacak olan bir testi değil mi? Seni parçalamak için büyük bir fırtınaya gerek yok, sana ne değerse değsin parçalamaya yeter de artar bile. İnsan nedir? Zayıf ve dayanıksız bir vücut, çıplak, doğal bir korunmadan yoksun, başkalarının yardımına muhtaç, talihin tüm aşağılamalarına maruz kalmış bir varlık, kaslarını iyi çalıştırsa da karşısına çıkacak ilk vahşi hayvan yemi ve avı, zayıf ve dengesiz maddelerden ibaret, dışa verdiği görünümde makul ancak ne sıcağa ne soğuğa, ne de zahmete katlanabilen ama tembel ve boşta kalınca da mahvolan, mağduriyetlerden korkan, beslenmesi zayif düşen ama çok yiyince de çatlayan bir varlık. Kendi halini unutmuş da büyük fikirlere kaptırmış kendini.
İnsanın hayatını anlamlandırma çabası ve mutluluk peşinde koşması dünya döndükçe var olacaktır. Bu arayışını sürdürürken de her seferinde eline yeni bir kap alacak ve bu kabı dolduracak sey insanın kendi özüne uygun olarak hareket etmesinden başka bir şey değildir. Erdem, insanın kendini bilmesiyle başlar.
Birçok insan ziyadesiyle seni övüyor, eğer birçoğunun anladığı insansan sen, kendini tatmin edecek tarafların var mi diye dön de kendine bak. İçsel değerlerin dışadönük olmamalıdır, asıl değerli olanlar içindedir.