Hayır böyle yaşanmaz
Geleceği bilmeden geçmişi unutmadan...
Bir zaman seçtim yaşamdan
Daha tazeyken renkler
İsmi konulmamışken güzelliklerin
Parçalanmamışken dünya paramparça olmamışken insanlık
Bir zaman seçtim yaşamdan
Hayallere tenezzül edilmeyen
Güneşi dağlara yıkılmayan
Toprağın altı boş kalan
Bir zaman seçtim yaşamdan
Sınırlar yokken kilit vurulmazken kapılara
Elleri doluyken insanların
Ve gözleri en güzel manzarayken
Bir zaman seçtim yaşamdan
Acının yaratılmadığı
Kendimle olmadığım
Ve meleklerin bile kıskanacağı
Bir zaman seçtim yaşamdan...
Mutluluğu biriktirdi biri
Diğeri harcamanın yollarını arardı
Keşif yaparcasına
Ve gözlerinde yarattılar en güzel manzaraları
Köşe başlarında...
Biri kuşun kafasını kopardı
Diğeri kandan korkardı
Pişti kuş diken ateşinde sonra toprağa gömdüler hiç edilmemiş dualarla
Biri renklere ayırdı tüm dünyayı
Diğeri kırmızıyı severdi.
Ve mesken edilmiş şu dünyanın hiç içinden olmadılar
Ayakları hiç değmemiş gibi yere varolmamışçasına
Hiçbir iz kalmamış köşe başında
Ne birinin ne diğerinin.
Köşe başlarındaki deliler
Kafam dünya kadar ve sanırım dönüyor içindekiler
Diğerleri varolmamışçasına sadece tek bir renk var gördüğüm, bir nevi körüm
En güzelinden bir resim düşün arkası reprenksiz...
Ruhuma ölürler dokunmuş ben yaşarken
İçimde bir ateş yakmışlar kül etmeyecek kadar
Bundandır renk arayışım arkasında resimlerin
Yanılmayacak kadar yaşamak isteyişim
Ve geleceği harcayarak geçmişin güzelliğini bekleyişim
Yine bundandır korkmadan ve Umut etmeden yaşayışım
Korkmadan ve Umut etmeden.
Bilindik bu mutluluk
Tâ insanlık yokken masallarda yaşanmış.
Ve az bir zaman sonra üstüme vazife bu yalnızlık
Ve yine ellerim boş hayallere misafir olurken...
Perdeler çekildi penceresiz duvarlara
Karanlığa boyandı bu gözler
Ve gözlerimde yaşandı içimdeki savaşlar
Hayır renksiz değil bu denli karanlık, yalnızlığın rengini görmüşken
Ve kapanmalı artık gözeler hayatın bu acı kurgusuna
Herşey gerçekleşmişcesine...
Bu gece yıldızlar kayana kadar beklemek lazım gökyüzünü
Doğacak güneşle umutlar yeşerene kadar
Yuvarlanıp duran şu dünyada zaman bitene kadar belki...
Yıllanmış parmak izleri artık ellerinde
Kıvılcımına doymuş ateş sönmekte
Ve şeytanın vaadi tüm güzellikler
Bizden daha yaşlı bak bu mezarlar
Ve hangi acı kalıcı...