Sümeyye

Sümeyye
Matematik öğretmeni
omü
130 okur puanı
Kasım 2019 tarihinde katıldı
Büyük Japon besteci ve müzikbilimci Tochiro Mayazumi ise, bütün bu düşünceleri, şu kısa deyişle özetlemektedir: "Tek bir Batı kültürü yoktur. Doğudan alınan öğelerle de zenginleşmiş bir sentez vardır ve Türkler bu senteze çok şey katmışlardır!"
Sayfa 30·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Geleneksel sanat musikîmizin beş ana dalından biri olan Mehter musikîsinin  "Yeniçeri Müziği" adı ile Avrupa'da  tanınması, bu etkiden, "Alla Turca" deyimi ile adlandırılan  yeni bir biçemin (üslûbun) doğması, genel etkileşimin bir  sonucu olmuştur. Avusturyalı müzikbilimci Gottfried Schol, bu durumu şöyle tanımlamaktadır: "Türklerle yapılan savaşlar bittikten, düşmanlıklar kaybolduktan, önyargılar silindikten sonra sanatçılar Batıda bulamadıkları  insanî  ideallerin çoğunu, bu yeni akımda aradılar."
Sayfa 29·Kitabı okudu
Türk musikîsinden daha çok faydalananlar Rus bestecileri  olmuştur. Bunlar Rus sömürgesi olan Türkistan, Kafkasya,  Itil-Ural gibi ülkelerde bulunmuş, Türk musikîsini dinlemiş, bir kısmı da çok yakından incelemiştir. Esasen Rus halk musikîsi iki  bin yıl Türk halk musikîsinin tesirinde kalmıştır. O nedenle Avrupalı besteci kulağının kavrayamadığı Türk musikîsi  aralıkları ve makamları, Rus müzisyenlerine daha sevimli  gelebilmiştir. Rus bestecilerinin bir kısmı dinledikleri Türk melodilerini polifonize edip orkestraya tatbik etmiş yani musikî yağmacılığı yapmışlardır. 
Sayfa 28·Kitabı okudu
Fârâbî musikîye bağımsızlık verdi. İlk defa "Kitab'ül Musikî"  adıyla başlı başına bir eser yazdı. Müzik bu sayede  kendi  başına bir ilim dalı oldu. Orta Çağ Avrupası'nda ise, müzik kilise ilahilerinden ibaret gibiydi. Onu, mazbut bir nota ile derinleştiren Fârâbî ve El Ferec oldu. Sol anahtarı ve beş  çizgili notayı ilk defa Müslümanlar kullanmışlardır.
Sayfa 25·Kitabı okudu
Suriye, Mısır ve diğer ülkelerdeki Mevlevîhaneler, Türk kültür ve musikîsinin büyük propaganda merkezleri olarak asırlarca çok önemli görev üstlenmişlerdir. Yakın zamana kadar Arap ülkelerinde hâlâ bir-iki Mevlevihane muhafaza ediliyordu.
Sayfa 24·Kitabı okudu