"Düşünmüştü işte o an... Dursam, demiş;şık diye son vuruşunu yapsam zillerin, ne olur ki? Görünmeyen seyircilerim görünmeye mi başlar gözüme, her şeyin ötesini mi görürüm birden, ne olurum, ölür müyüm? Düşünce insanın içine düşünce, yolun yarısı tamam. Yani varılır bir yere, önceki noktada değilsindir artık ve dönemezsin. Dönsen de, eksik. "
"Ama bir el tutmuş onu. Kimin elidir, bilmiyor. Hangi akla hizmetle tuttuğu da bir giz. Gene de o elin kimin eli olduğunu yıllar sonra çözmüş o; kendininmiş. Hiçbir zaman kıpırdatamadığı eli;iki elinin dışında. Oysa o an anlayamamış onu, el el miydi o bile belli değilmiş. "
"Yüzündeki gülümsemenin anlamına kadar bütün ayrıntılar biliniyordu.Bilinmeyen tek şey onu kimin gördüğüydü. Gene de bunu pek düşünen yoktu ; öteki ayrıntılar o denli çoktu ve öylesine büyük bir mercek altındaydı ki, herkes her şeyi görmekten körleşmişti."