İza'nın şarkısı kitabı bitti. Kitabın arka kapak yazısından ve girişinden nasıl bir metin okuyacağımı tahmin ederek başladım okumaya. Babası ölünce, annesini taşrada tek başına bırakmak istemeyen disiplinli, ruhsuz, realist, mesleğine aşık bir robot olan İza ve kocasını kaybetmiş, geçmiş anılarında yaşayan, metropole uyum sağlayamayan, taş kalpli kızının kendisi ile bir türlü empati yapmadığı bir anne... Sonunda kızı yüzünden o kadar mutsuz oluyor ki intihar ediyor anne... İza'yı ruhsuzluğu yüzünden terk eden kocasını bir kenara koyarsak, yine ondan tehlikeli bir ruhsuzluğu görerek terk eden sevgilisi Domokos... Kitapta herkesle empati yapılmış ama sadece İza ile yapılmamış gibi geldi bana. Erişkin yaşa gelmiş bu kadının, tüm erişkinlerde olduğu gibi kişiliğini belirleyen şeyin aile ve toplum olduğunu unutarak... Anne evet geçmişte, geçmiş anılarının olduğu eşyalarında yaşamayı tercih etmiş olabilir. Kabul... Ama anne bunu istiyor diye kızının da geçmişte yaşaması gerekmiyor bence.. İza onu anlıyor aslında ve bildiği ve yapabildiği kadar yardımcı olmaya çalışıyor. Elinden gelen bu. .. Ama annenin ölümünün sorumlusu sanki İzaymış gibi algılamamızın istenmesi ve kitabın sonunda izanın yine terk edilmesi bence acımasızlık... İza keşke yanımda olsaydın da seni sarıp sarmalayabilseydim. En çok seni sevdim bu kitapta. En çok seni anladım. En çok senin için üzüldüm. Ama sen güçlüsün ve ayakta kalmanın yolunu bulursun. Yeter ki doğru sevdiğin insanlara sevgini göstermeyi öğren..
Iza'nın ŞarkısıMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 20245,4bin okunma
Hatıraların insan beyninde uzun süre uykuda kalması çok ilginç.Ancak bu hatıralar,yeni satın alınan bir sey,duyduğun ve gördüğün veya sadece tanıdık bir yüzle canlanıp taptaze oluyorlar...