Yağmura bakalım; kekeleyelim, şaşıralım, sözcüklerimizi unutalım, nefessiz kalalım.
Bu yağmur dinmez bu gece.
Sen başını omzuma yasla, uyu istersen.
Elimi tut.
Elimi tutmazsan ben on yaşıma düşerim.
Bir nefeste doğmuşum gece yarısı. Bir nefeste ölürüm biliyorum. Zamansız ölürüm. Seni zamansız gördüm mesela. Zamansız kör oldu gözlerim. Zamansız yaşlandım.
Her insanın ömrü boyunca ezberinde tutacağı bir yağmur olmalı. Ansızın ve keskin bir gök gürültüsü sonrası şehre düşen bir yağmuru ezberinde tutmalı insan. Damla damla ezberlemeli kendi yağmurunu. Elifbayı ezberler gibi, bir kısa sureyi ezberler gibi, bir şiiri ezberler gibi ezberlemeli yağmuru.
Hiç değilse bir şarkı nakaratı kadar akılda kalmalı yağmur. Annenin yüzü kadar, sevgilinin parmakları kadar aklında tutmalı bir yağmuru.
Gece olduğunda, uykuyu bulabilmek için aramadık yer bırakmayıp, artık vazgeçtiğinde insan, o yağmuru mırıldanmalı kendine.
İnsan bir yağmuru ezberinde tutmalı.