...ve ben Çınar Duman...Gülen bir yüz çizdim hayatımın buğulu camına.O camların ardından alıp verdiğim nefeslerim ısıttı.Isıttı,ısıttı ve bir damla yaş süzüldü gülen yüzün gözünden ve işte ben tam da o bir damla yaşta hapsoldum.
"Ukala...Egoist...Kendini beğenmiş...Gerçekten insanlar kendisiyle iletişimde bulunmayan insanlara bu ve benzeri etiketleri yapıştırmak zorunda mı?"Baran'ın bir anda ciddileşen tavrı karşısında sinsice kıstığı gözlerini,normal hâline getirdi hemen."Hayır...İnsanları tanımadan yargılamak korkunç bir şey değil mi?Benim neden böyle bir tavır sergilediğimi bilemezsin sen ya da bir başkası.Belki kişiliğim böyledir,bu yüzden konuşmuyorumdur kimseyle veya yaşadığım bir olayın etkisiyle kendimi insanlardan soyutlamışımdır vesaire...Kimse kimsenin gerçeklerini tüm çıplaklığıyla bilemez Balın!"
"Simyacı bir şişe açıp konuğunun bardağına kırmızı renkli bir sıvı koydu.Şaraptı ve ömrü boyunca hiç içmediği en güzel şaraplardan biri.Ama şarabı şeriat yasaklamıştı.
"Kötülük," dedi Simyacı, "insanın ağzından giren şeyde değildir.Kötülük oradan çıkandadır."