Piraye..
Çok doğal çok hayatın içinden bir kurgunun kapağını kapattım az önce.
Çok kızdım, üzüldüm yeri geldi içimi titretti okuduğum cümleler.
Sanki Piraye benmişim gibi.
Empatik olmanın zorluğu mu yoksa hepimizin Piraye olabilme potansiyeli taşıması mı bunun sebebi karar veremedim açıkçası.
Piraye'ye sorsalar Piraye'de bilemezdi işlerin bu raddeye gelebileceğini en başlarda.
Eğitim seviyesinin, doğup büyüdüğün yerin, içinde yetiştiğin kültürün bile aşamayacağı bir şeyle yüzleştim.
Yıkılması çok zor olan bir şeyle. Adı töre.
Ben okumam töreli şeyleri normalde, bayık ve gerçek dışı gelir, kadınlara kızarım, adamlara kızarım, isyan etmemelerine.
Sonra isyankar Piraye'nin bile aşamadıklarını gördüm. Birçok hamlesinde ben de böyle yapardım dedim ne yalan söyleyeyim, ama değişmedi işte. Çünkü bazı şeylerin değişmesi çok zaman alır.
Piraye güçlü kadın vesselam. Her şeye rağmen.
Ah Haşim, hep kadınlar diyoruz ama bu törenin erkekleri ne hale soktuğunun da en iyi örneklerindensin sen.
Senle ilgili konuşmak istemiyorum, çok üzgünüm.
..
Akıcı, yormayan güzel bir üslupla yazmış Canan Hanım bu romanı. İyi ki de yazmış.
Romanda geçen her mekanın, şehrin anlatımı betimlemesi o kadar güzeldi ki kapağı kapatana kadar ben de oralarda gezdim durdum.
Kalemine sağlık diler, okuyacaklara keyifli okumalar dilerim.
Selametle.