Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ertelenen bir arama,geç kalınan af dileyişler,geç gelen farkındalıklar, o anın güzelliğini kaçırmalar,içinden geleni söyleyemeyişler insanın omzunda bir yük olarak duruyor. O yüzden içinizden geleni yapın, taktiksiz, tertemiz ve içten. Kazanıp kaybetmenin bir önemi yok, ölüm var.
Denediysen ve olmadıysa, çabaladıysan ve başaramadıysan, eline bir kova alıp serptiysen yangın yerine belki söner diye, bir güneşi kucaklayıp koyabildiysen karanlığının çaprazına, olmadıysa yine de, çok da üzülme. Yorgunluğu güzeldir çünkü, “içim rahat” diyebilmenin.
Umut sayesinde birçok şeyle başa çıkabileceğimiz söylenip durur, hemen hemen herkes tarafından. Umut, tüm olumsuzluklardan kurtulabilmemiz için bizi ayakta tutan bir "şey" olarak anlatılır. Bu da demek olur ki, umut iyi bir şeydir. Öyleyse umut, pandora'nın kötülük dolu kutusuna nasıl dahil edilmiştir? Zeus'un arzusunun insanların kendilerini işkenceye teslim etmeleri olduğunu unutmayarak,bir anlık dalgınlıkla oluvermiş diyemeyeceğiz.Umut da bir kötülüktür tıpkı Nietzsche'nin dediği gibi;
”Ümit kötülüklerin en kötüsüdür, çünkü işkenceyi uzatır". Öyle sanıyorum ki, kötülükler içinde en zor alt edilen de umuttur.