Aynı kitabın içinde iki şiiriz yan yana,
Fakat şairlerimiz bir değil.
Benim ruhumu sen yazmıştın
O gün, seni ilk gördüğüm gün
Oysa mürekkebi olan sendin
Fakat ben ruhumu boyadığınla kaldım
Sen ise mavilerinle
Bana bakarken.
Gülümserken elini yüzüme götürdü ve saçlarımı kulağımın arkasına itti. Bana bebekmişim gibi davranıyordu. Öleceğim... Yüzünü yüzüme yaklaştırdığında, "Zaman Mislina," dedi. "Sadece zaman. Zamanın var mı?"
Zamanım mı? Senin için saydığım o yıldızlı gecelere sor kendini, cevap vermezler belki ama biri kayarsa tuttuğum dileklerin sonucu sana çıkarsa anlarsın belki. Sana çıktı da zaten. Bin tane yıldız saydım belki ama bir tanesinin dokunması değdi kalbine. Zaman benim için alışkanlık. Beklemek, senin için beklemek benim için yeni bir şey değil.
"Zamanımı al, zamanının üzerine koy," dedim sessizce. Gözlerimiz diyorum... Gözlerimiz ne kadar güzel bir detay birbirimiz için. "Şayet ki yetmezse ömrümden al çünkü hiçbir şey seni beklemek kadar güzel değil."