Dolayısıyla başına gelenleri memnuniyetle karşılaman için iki neden var: Birincisi, başına ne gelirse gelsin, senin için geldi, senin için emredildi ve seninle ilişkilendirildi, bu en eski nedenlere kadar uzanan bir kader örgüsüdür; ikincisi, her bir kimsenin başına gelen şey aslında bütünü yöneten şeyin devamlılığının, tamamlanmasının ve iyiliğinin bir nedenidir.
Yaşama sanatı, bir dansçınınkinden çok bir güreşçinin sanatına benzer. Savunmaya dikkat etmeli, öngörülemeyen saldırılar karşısında bile sağlam durup devrilmemeli.
“Stoacılar Felsefeyi üçe ayırı:Mantık,fizik ve ahlak”Stoacılara göre felsefe yaşayan bir canlıdır.Mantık, bu canlının kemiklerini ve sinirlerini,Fizik etli bölgelerini,ahlaksa ruhunu oluşturur. Stoacılar bunlar arasındaki ilişkiyi şöyle ifade eder:”En üstün iyi (Summum bonum),erdemdir;erdem,doğayla uyumlu yaşamaktır(to homologoumenon tei physei zen), doğayla uyumlu yaşama,doğanın doğru bilgisini edinmekle mümkündür.Bu bilgiye de belirli bir yöntemle ya da belirli bir ölçüde ulaşılır.İyinin bilimi ahlaktır.Doğanın bilimi fiziktir.Bilginin ölçütü mantıktır.”Fakat biri olmadan hiç biri tam olarak görevini yerine getiremez.