Bekir ekinci

Allah'ın ibadetlere ihtiyacı yoktur. Çünkü Allah Samet'tir. O'nun hiç bir şeye ihtiyacı yoktur. Ama insan manevi hastalıklara tutulmuş bir varlıktır, bu sebeple ibadet etmeye muhtaç ve mecbur bir varlıktır. İbadetler, insanın manevi boyutundaki hastalıkları gideren en temel tedavilerdir. Öfke,kibir, haset ve enaniyet gibi bir çok hastalıkla yaralanmış -belki de ölmüş- kalbini nasıl tedavi edecek ,neyle yeniden diriltecek insan? Çılgınca alışveriş yaparak mı? Gözünü diktiği dünyevi makamlara ulaşarak mı? Deniz kenarında bir yalıya sahip olarak mı? Uyuşturucu,alkol ya da sigaraya bağlanarak mı? Bir takımın fanatiği olarak mı? Kendini bir ideolojiye adayarak mı ? İç dünyasını kemiren,ruhunu kanatan manevi hastalıklarını neyle iyileştirecektir?
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Öğretmenin işi talim ve terbiyedir, nesiller yetiştirmektir. Onun ihtiyaçlarını karşılamaksa devlete ait bir görevdir. Bu yüzden ,ders vaktinde görevini terk ederek rızkını kazanmaya giden öğretmen, devlet tarafından hesaba çekilecektir. İnsanın işi de kulluk yapmak, günahlardan sakınmak, nefsiyle ve şeytanla mücadele etmektir. Bu işleri yapmaktayken oluşan şahsi ve ailevi ihtiyaçlarını gidermek Allah'ın teminatı altındadır. Madem Allah ona ve ailesine hayat bahşetmiştir ,o halde o hayatların devamı için lüzumlu şeyleri yaratacak olan yine Allah'tır.
O esrarlı yangına bu can nasıl dayandı? Sahile vurdu kalbim,su yandı,kum da yandı. Bir mum gibi eriyip aktı uykusuzluğum, Ölüme başkaldıran dertli uykum da yandı. Yurdundan mahrum edip dolaştırdın Cem gibi. Ruhumla söndü alev,sonra ruhum da yandı. Kül oldu bir yiğidin figanıyla her umut. Bülbülün küllerine konan puhum da yandı. Böylesi bir yangını görmedi Nemrut bile. Kaktüsün gölgesinde nazlı âhım da yandı. Âhımdır zannederdim en belalı kıvılcım, Kirpiğine dokunan kanlı âhım da yandı. Bir damla su ver bana ey çöl! Bari sen küsme. Kalmadı hiçbir şeyim bak,günahım da yandı. Yenilgiler bir tufan gibi çöktü üstüme. Ülkem yıkıldı heyhat! Ordugâhım da yandı. Köleleri her akşam duman kıldı gözlerin, Başıma tâc ettiğim padişahım da yandı. İlk defa böylesine tutuştu gökkuşağı. Renklerim siyah oldu ve siyahım da yandı. O'ndan başka ne varsa yandı, Yandık sen ve ben. O'nu göreyim diye,kıblegâhım da yandı. Nurullah Genç
Dünya bizim aynamızdır. Aynaya baktığımızda sağ kolumuzu kaldırırız ama aynada sol kolumuzu kaldırdığımızı görürüz. Yaşlılarımızı sokağa atar çocuklarımıza taparız. Oysaki Allah'ın sevgili bir kulu anne duasıyla cennette Musa'ya nasıl komşu olmuşsa; aynı şekilde kötü bir evlat yetiştirmesi yüzünden cehenneme mahkum olmuştur bir başka kul... Egosal bir sahibiyet duygusu ve sevgisinde aşırılık yaşadığımız evlatlarımız imtihan olurlar bizlere. Biz onlara aşırı düşkün olmaya devam ettikçe onlar bizi kendi cehennemimize götürürler. Gönüllü olarak kabul ederiz ama bunu fark etmeyiz bile... Tersinden görüyor ve tersinden yaşıyoruz bu dünyayı... Ölüme yaklaşınca Allah'ı arıyor ve ibadete başlıyoruz.. Oysaki yaşamaya başlamak için ibadet gerekir; hakikaten " yaşamadan" yaşanmaz ki... Onlar , YAŞAYAN ÖLÜLER'dir...
Sayfa 30·Kitabı okudu
Benim Allah'ı " hatırlamam " babamı kaybetmemle olmuştu .
Sayfa 25·Kitabı okudu