Ilk dönemin örnek nesli Kur'an'a kültürü geliştirme, bilgi edinme, haz duyup tatmin olma gibi maksatlarla yanaşmazlardı. Onların hiçbirisi, sırf kültürlü olmak için, kültür hazinesini geliştirmek veya ilmi ve fıkhi konularda dağarcıklarını şişirmek için Kur'ani ele almazlardı. Onlar gerek kendileri ve gerek icinde yaşadıkları cemiyet hakkında ve bu cemiyet içinde uygulanacak olan hayat tarzının nasıl olması gerektiği hakkında Allah'ın emrini öğrenmek üzere Kur'anı ele alırlardı. Söz konusu emri de, savaş alanında aldığı "günlük emri" derhal uygulayan bir ordu gibi, duyar duymaz uygulamak üzere alırlardı. Bu şuur, uygulamak üzere öğrenme şuurudur.