Kitaba İlk başladığımda çok yavaş ilerliyordu, bi an bitiremeyeceğimi sanmıştım (çoğu kitaba başladığımda böyle olur) ancak çevremdekiler kitabın güzel olduğunu söyleyince devam etmekte direttim. Kitabı elime alıp 10 dk sonra bırakmak o kitaptan aldığım zevki azaltıyor ve hikayeye tutunmamı zorlaştırıyordu bu kitabı okurken bunu farkettim ve biraz daha uzun süre okumaya çalıştım yani bi oturuşta 30 dk aralıksız okudum. Böylelikle hikaye kafamda oturdu ve gerçekten etkileyici olmaya başladı. Dostoyevski' nin güzel bir anlatımı var kişinin ruh halini anlatışı gerçekçi kitapta çok boş betimlemeler yok karakter sayısı fazla olduğu için hikaye sıkıcı olmuyor ve boşluklar doluyor.
+içerik+
Kitabı özetleyen bir alıntı yapacağım. Sividligaylov'un Dunya'ya söylediği bu söz sanki bütün hikayeyi toparlayan, kafamda oturtan ve bu adamın derdi ne ya? sorusuna cevap veren bir cümle. Yazar bunu anlayabileyim diye bu cümleyi kurmuş gibime geldi.
" Ağabeyinizin kendine göre değişik bir mizacı var. Gururlu, tahsil görmüş ve kabiliyetli. Ayrıca sıkıntı içinde hayat sürüyor. Tabii annesi ve kardeşinin durumları da ortada. Bütün bunlar onu değişik bir kompleks içinde yaşatıyor ve yeni bir hayatın özlemini duyuyor. Kendini bir lider ve kahraman gibi görüyor. Toplumda bir değişiklik yapmak isteyen bu psikoloji içinde de cinayeti işliyor. İşte bunun en güzel izahı böyle. " (toplumda bir değişiklik yapmak isterken saçmalamak adlı çalışma. Ve dün izlediğim 'Joker' filmindeki Joker'in de aynı kafayla milleti öldürmesiyle çok benzeyen olay. Adam sisteme karşı, zenginlere karşı hakkını yiyen herkese karşı ama düzen, adalet yanlış yapan kişileri kurşuna dizmekle yani 'bir çılgının' kurşuna dizmesiyle olacak iş mi? Sanırım bu yanılgıya bazen herkes düşer.) İşte bu cümle aslında benim