#okudumbitti
#MaksimGorki
#AyaktakımıArasında
#126Sayfa
#KasımAyı9cuKitap
19 yüzyılın sonlarında Rusya'da patlak veren ekonomik kriz işçi ve köylülerin yaşamlarını imkansızlıklarla doldurmuştu. O dönemi yaşayan biri olarak Gorki bize yoksulluğun etkilerini kendi yaşamını kaleme alarak bizzat anlatmıştı. Çocukluğum, ekmeğimi kazanırken ve benim üniversitelerim üçlemesini okuyanlar o dönemin zorluklarını yaşamış kadar hissetmiştir mutlaka. Ayaktakımı Arasında adlı bu eseri bir piyes. Gorki'den ilk kez bir piyes okudum. Şunu söyleyebilirim ki piyeste yazar bize ekonomik krizin ahlaki çürüme ve insani değerler üzerindeki etkisini anlatıyor. Keyifle okunacak bir eser. Tebessüm ettirirken aynı zamanda düşündürüyorda.
"Kalpten gelen bir iyiliğin karşılığı parayla ödenir mi hiç? İyilik bütün nimetlerden üstündür"
"Çalışmak ha? İş bana keyif verseydi olurdu, çalışırdım belki.. Evet! Belki. Emek keyif veriyorsa yaşam da güzeldir! Ama emek zorunluluk olmuşsa yaşam da esarete döner!"
"Ne yapsınlar onuru, vicdanı? Ne onur ne de vicdan, ayağına giydiğin çizmenin yerini tutmaz. Onurla vicdan, iktidarı ve gücü elinde bulunduranlara lazım"
"Sıcak olan her yer ihtiyarlara anavatandır"
"Burada efendi falan yok. Hepimiz çırılçıplak, tükenmiş insanlarız.."
"Kendini başkası gibi göstermeye çalışsa da, yaşamda yalpalasa da insan olarak doğan insan olarak ölür"
"Çocuk için annesi neyse, bizim gibiler için de ölüm odur"
"Hem sözlerin ölüme yararı yoktur! Hastalığa karşı belki... Ama ölüme karşı hiçbir sözün yararı olmaz."
"Ne hapis öğretir iyiliği ne de Sibirya... İnsandır insana iyikiği öğreten! Bu kadar basit."
"Kendi kendisinim efendisi olan, bağımsız ce açgözlülük etmeyen insana neden gereksin yalan? Yalan, kölelerle efendilerin dinidir.. Gerçek ise özgür insanın